Liderlerin Beyni Farklı Mıdır?

Liderlik ile ilgili düşündüğümüzde, hepimizin aklına gelen soru, kuşkusuz liderliğin doğuştan gelip gelmediğidir.

Vizyonuna, bütünsel bakışına ve problem çözme yeteneğine güvendiğim, beraber çalıştığım kişilere bakıp düşündüğüm oldu. Acaba kimin lider olabileceğinin anlaşılmasının bir yolu var mıdır yoksa biz eğitimciler eğitim vererek lider yetiştirebilir miyiz?

Kendimce saptadığım en önemli sonuç, her şeyden önce başarılı insanlara bakıldığında öncelikle bir liderlik arzusunun bulunması gerektiği. Davranış seçimlerine baktığımızda kimi lider olmayı seçer, kimi de arkasından gelir, izlemeyi tercih eder.. Lider olma özelliğinin doğuştan gelir. İki çocuğu olan bir anne ve çok gözlem yapan bir eğitmen olarak, bunun kişinin içinden gelen eğilimlerle şekillendiğini söylemek gerektiğini düşünüyorum. Okul öncesi çağda bile, bazı çocukların oyun kurduğunu ve diğerlerini etkilediğini fark etmişizdir. Bu çocuk, diğerlerinden farklı bir eğitime tabi tutulmadığına göre … Psikologlar, kişinin yaşamında 0-5 yaş döneminin çok önemli olduğunu söylüyor.

Doğuştan gelen beyin kapasitesinin liderlik üzerindeki etkisi ise, zekası, hitabet gücü, birkaç konuda yeteneği diğerlerinden üstün olan kişilerin zeka kapasiteleri ve yetenekleri, lider olma isteğinin yanında etkilidir diyebiliriz.

Bilim adamları lider insanların her iki beyin yarıkürelerini iyi kullanan insanlar olduğunu söylüyor. Bu insanların beyin yarımkürelerini birbirlerine bağlayan *korpus kollosum* yapıları çok gelişmiştir yani beyinlerinin hem sağ hem de sol lobunu kullanırlar. Matematik zekalarının yanı sıra duygusal ve sosyal zekaları da iyi çalışır. Sol beyin gerçekleri, sağ beyin duyguları yönetirken, lider beyin doğruları analiz eder. Önemli olan da zaten analizler sonrası yepyeni bir bakış açısı ortaya koyabilmek değil midir?

İleri teknoloji, verilere limitsiz erişim ve farklı ve çeşitli bilgi kaynakları liderlik anlayışını değiştirdi. Bugünün liderleri vizyonun dışında, değişik fikirlere tolerans göstermek, farklı düşünen yetenekleri dinlemek, ekibin önünde ya da arkasında değil, bizzat yanında yürüyerek, ekip ruhu ve dayanışmasını merkeze almak zorunda. Liderlik becerilerini kazanmak için nelere sahip olunması gerektiği, davranışsal olarak araştırılırken, bilim dünyası genetik farklılıkları da çözmeye uğraşıyor. Bu konuda yapılan araştırmalardan biri de Einstein hakkındadır.

Nobel fizik ödülü sahibi ve fizikte devrim yaratan buluşları ile ünlü fizikçi dahidir. Bu şüphesiz. Bilim adamları onun ölümünden sonra nasıl bu kadar zeki olduğunu anlamak için beynini incelemiştir. Florida Devlet Üniversitesinde antropolog Dean Falk, Eınstein’in beyni ile ilgili yorumlarını paylaşmıştır.

Falk, Einstein’in beyninin birtakım simetrik ve asimetrik özelliklerin karışımı olduğunu görüyor. Beynin parietal lobları çok geniş ve bu bölüm üzerindeki kanal ve kabartılar normalden farklı şekillerde. Bu bölge beyinde, rakamsal işlemlerin yapıldığı bölge ve vücudun çeşitli kısımlarından gelen duyulara ilişkin algıların birleştirildiği bölüm olma özelliğini taşıyor. Araştırmacı, görülen bu farklılığın Einstein’in duyusal uyarıcıların etkisiyle düşünmesinin neden olabileceğini belirtiyor.

O zaman bilinçaltı ve sezgilerin de gelişmiş olması zekadaki en önemli etkenlerden biri.

Ayrıca, sağ motor korteksin dışına çıkan küçük bir yapı fark ettiğini söylüyor ki, bu kısım sol elin parmaklarını kontrol eden bölüm.Bu çıkıntılı kısım, çocuk yaşlarından beri yaylı çalgı çalan, sağ ellerini kullanan müzisyenlerin de beyinlerinde görülüyor.Müzikal yetenek ile matematik yetenek arasındaki bağ yıllardır hepimizin bildiği bir bilişsel olgu. Sağ beyin dişil, sol beyin ise erildir. Lider ise ikisini de birlikte çalıştırabilendir.

Buradaki kritik nokta beynimizin nasıl çalıştığını fark edebilmek.

Kadın ve erkek olarak bu farklılığı ele aldığımızda ise, erkek ve kadın beyninin özelliklerini fark etmek, her iki cinsin birbirini daha iyi tanımasını ve takdir etmesini sağlar.

Bu durumda birbirini geliştiren beyinler, birey ve toplumun yararı için daha verimli çalışabilir. Bir Einstein olmak zor belki fakat kadın ve erkek beyni birbirinden farklı, bir araya geldiğinde ise, evrendeki dengeyi oluşturan bir düet ve bir armonidir.

Einstein’in u sözü her eyin özeti gibi.,

"Aslında herkes dahidir. Ama siz kalkıp bir balığı, ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirir.."

 

Nil Konyallar

 
     
 
Kurumların kendi temelinde yatan özünü keşfedebilmeleri,gelişimleri için; Arche Danışmanlık olarak, özgün çözümlerle, optimum maliyet ve süre ile fikirlerini hayata geçirmeyi sağlıyoruz..
 
 
© Copyright 2014 Arche İnsan Kaynakları Yönetim ve Eğitim Danışmanlığı Ltd. Şti., All Rights Reserved.
Designed by nosample solutions
Bizi Takip Edin: